İzmir, deprem hazırlıklarını bilimsel verilerle güçlendiriyor

İZMİR (İGFA) – İzmir Büyükşehir Belediyesi, muhtemel depremlerde can kaybı ve maddi hasarları en aza indirmek amacıyla afet öncesi çalışmalarını bilimsel veriler doğrultusunda yürütmektedir. Kentin zemin yapısının analizi, mevcut yapıların değerlendirilmesi, riskli bölgelerin tespiti ve toplumun afetlere karşı bilinçlendirilmesi gibi çeşitli faaliyetlerle İzmir’in depreme karşı dayanıklılığının artırılması amaçlanmaktadır.

Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı’nın koordinasyonunda gerçekleştirilen mikrobölgeleme araştırmaları, yapı envanteri çalışmaları, Deprem Master Planı ve afet eğitimleri ile kentin deprem riskini azaltmaya yönelik kapsamlı hazırlıklar yapılmaktadır.

KONAK’TA 40 SONDAJ TAMAMLANDI

İzmir’in deprem riski ve yerel zemin koşullarını detaylı bir şekilde belirlemek için yapılan mikrobölgeleme çalışmaları Bornova ve Karşıyaka’nın ardından Konak ve Bayraklı’da devam etmektedir. Konak’ta yaklaşık bir ay önce başlayan saha çalışmalarında 40 adet sondaj işlemi tamamlandı. Göztepe Stadı çevresinden Konak İskelesi’ne kadar uzanan incelemelerde yer altındaki katmanların özellikleri, anakaya derinliği ve zeminin deprem anındaki davranış biçimi incelenmektedir.

1 MİLYON HEKTARI AŞAN ALANDA JEOLOJİK ETÜT

İzmir Büyükşehir Belediyesi, bugüne kadar kent genelinde 1 milyon 113 bin 67 hektarlık alanda 1/25 bin ölçekli imar planlarına temel oluşturan jeolojik etütler gerçekleştirmiştir. Ayrıca 25 bin 218 hektarlık alanda imar planlarına dayanak teşkil eden mikrobölgeleme ve jeolojik-jeoteknik etüt raporları hazırlanarak ilgili kurumlarca onaylanmıştır. Sismik mikrobölgeleme çalışmaları kapsamında Bornova ve Karşıyaka’da hem saha hem de laboratuvar araştırmaları yapılmıştır. Karşıyaka’da derin sondajlar ile jeofizik ölçümler gerçekleştirilmiş; olası diri fayları incelemek amacıyla dört paleosismolojik hendek açılmıştır. Bu çalışmalarla yerel zemin koşulları, anakaya derinliği, temel saha periyodu ve sıvılaşma potansiyeli gibi unsurlar incelenerek şehir planlaması için bilimsel veriler elde edilmesi hedeflenmiştir.

Karşıyaka’da, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’nde standart hesaplama kriterlerinin belirlenmediği ve özel analiz gerektiren ZF (sorunlu ve riskli zemin) sınıfı zeminlere yönelik bir çalışma yürütülmektedir. Türkiye’de bir ilk olarak kabul edilen bu çalışma ile bu zeminlerde depremin etkisini hesaplamak için kullanılacak bölgesel kriterlerin belirlenmesi hedeflenmektedir. Böylece bu alanlarda inşa edilecek binaların depreme dayanıklı tasarımına bilimsel bir temel oluşturulması amaçlanmaktadır.

YAKLAŞIK 120 BİN YAPININ ENVANTERİ ÇIKARILDI

İzmir Büyükşehir Belediyesi, deprem riskini azaltmak maksadıyla Bayraklı, Bornova ve Karşıyaka’da yaklaşık 120 bin yapının envanterini çıkarmıştır. Bu çalışmalarda binaların mevcut özelliklerine dair veriler toplanarak ayrıntılı mühendislik incelemesi gereken yapılar tespit edilmeye çalışılmaktadır. Elde edilen bilgilerin kentsel dönüşüm projelerine bilimsel altyapı sağlaması beklenmektedir. Yapı envanterinin İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) çerçevesinde diğer ilçelere yaygınlaştırılması; önceliklendirme sonuçlarının ilgili kurumlarla paylaşılması yoluyla risk azaltma yatırımlarına yön vermesi düşünülmektedir.

30 Ekim 2020 İzmir depreminin ardından vatandaşların müracaatları üzerine mevcut binalarda ön incelemeler gerçekleştirilmiştir. Ayrıntılı mühendislik değerlendirmesi gerektiren yapılar için maliklerine resmi bildirimde bulunularak 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespiti veya Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği çerçevesinde deprem performans analizi yaptırmaları istenmiştir. Belirlenen süre içinde gerekli işlemleri gerçekleştirmeyen yapıların takibi sürdürülmektedir. İlgili mevzuat kapsamında bu binalar için resen riskli yapı tespiti yapılmasına veya yaptırılmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir.

İzmir’in deprem riski faktörlerini kapsamlı bir şekilde değerlendirip uzun vadeli risk azaltma stratejileri geliştirmek üzere İzmir Deprem Master Planı hazırlıkları devam etmektedir. Dokuz Eylül Üniversitesi’nin koordinatörlüğünde akademik işbirliği ile belediyenin teknik ekiplerinin katkılarıyla yürütülen projede; deprem tehlikesi, yapı stoku, kritik altyapı, ulaşım, kent planlaması, afet yönetimi, eğitim ve toplumsal dirençlilik konuları bir arada ele alınmaktadır. Bu planla birlikte deprem riskini azaltacak stratejilerin geliştirilmesi, öncelikli müdahale alanlarının belirlenmesi ve ilgili kurumların sorumluluklarını içeren uygulanabilir bir yol haritasının hazırlanması amaçlanmaktadır. Bilimsel bulguların kentsel dönüşüm ile güçlendirme projelerine, altyapı yatırımlarına yön vermesi beklenmektedir.

Deprem risklerini önceden değerlendirmek ve afet sonrası müdahale kabiliyetini artırmak amacıyla Deprem Ön Hasar Tahmin ve Karar Destek Sistemi geliştirilmektedir. Dokuz Eylül Üniversitesi’nin koordinatörlüğünde gerçekleştirilen coğrafi bilgi sistemi tabanlı proje ile farklı deprem senaryolarında binalardaki olası hasarlar, ulaşım ağlarında yaşanabilecek aksaklıklar ile içme suyu ve kanalizasyon altyapısındaki muhtemel etkilerin önceden tahmin edilmesi hedeflenmektedir. Acil müdahale noktalarına erişim de sistem üzerinden değerlendirilecektir. Merkezdeki 11 ilçede pilot uygulaması yapılan sistemin aşamalı olarak İzmir’in toplamda 30 ilçesine yaygınlaştırılması planlanmaktadır. Elde edilecek bilgilerle risk azaltma yatırımlarına öncelik verilmesine yardımcı olunması beklenmektedir.